DİL VE KONUŞMA YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLER

 

—Dil ve Konuşma Güçlüğü: Sözel iletişimde ortaya çıkan aksaklıklar ve düzensizliklerin bireyin eğitim performansı ve sosyal hayatını olumsuz yönde etkilemesi durumudur.

 

 

                                                                                                                                                                    Konuşma Bozuklukları

İki ana grupta incelenir:

1)   Artikülasyon Bozuklukları

2)  Akıcılık Bozuklukları

 

 

 

                               Artikülasyon Bozukluğu

Artikülasyon bozukluğu, kişinin konuşma seslerini yanlış veya eksik üretmesi anlamına gelmektedir. Konuşma düzeneği; gırtlak, yutak, yumuşak damak, dil, dişler, dudaklar ile birlikte ağız ve geniz boşluklarından oluşmaktadır. Sesler, akciğerlerden dışarıya doğru itilen havanın ses tellerini titreştirmesi ile oluşur (fonasyon).

Bu ham ses; sonra boğaz boşluğu, ağız boşluğu ve burun boşluğunda bir şekle girerek her insana özgü olan ses tonunu oluşturur (rezonans). Bu ses tonu sonra dil, çene, dişler, dudaklar, damak gibi yapıların hareketiyle şekillenerek konuşmada kullandığımız temel sesleri meydana getirir (artikülasyon). Ancak bu işlem sırasında artikülatör dediğimiz organlar yanlış pozisyonlara girerek artikülasyon bozukluğu oluşmasına neden olabilir. Örneğin kişi “arı” yerine “ayı”, “kitap” yerine “titap” diyebilir.

Artikülasyon bozukluğundan etkilenen ses

  •      Sigmatizm (Lisping): [s], [z], [ş]
  •      Rotasizm (Lalling): [r]
  •      Lamdasizm: [l]
Artikülasyon – Sesletim Bozukluğunun sebepleri nelerdir?

Artikülasyon bozukluğu yanlış öğrenmelerden kaynaklandığı gibi dudak damak yarığı, down sendromu, işitme engeli, nörolojik bozukluklar gibi bazı anatomik veya fizyolojik problemlerden de kaynaklanabilir. Bununla birlikte birçok sesletim sorunu herhangi bir belirgin fiziksel özür olmadan da ortaya çıkabilmektedir.

Cluttering (Takifemi)

Kelimeleri yuvarlayarak anlaşılmayı bozacak derecede hızlı konuşma durumudur. Cluttering de kekemelik gibi bir akıcılık bozukluğu olup dört temel özelliği vardır:

  • Konuşma ileri derecede hızlıdır.
  • Cümle yapısı bozuktur.
  • Bazı heceler ve sesler anlaşılmaz veya yutulmuştur.
  • Sıklıkla okuma-yazma problemleri de görülür.

KEKEMELİK

—Kekemelik, seslerin, hecelerin, sözcüklerin söylenmesinde tekrar ve uzatmalar biçimindeki bozukluk olarak tanımlanabilir.

Bazen bu bozukluklar konuşma organlarının hareketleri ile ilgili ya da ilgisiz beden hareketleri ile birlikte görülmektedir.

Bu bozukluklar sıklıkla heyecan veya gerilim durumlarının ve korkuların, utanma, rahatsızlık gibi özel duyguların belirtisidir.

 

 

Kekemelik genellikle:

  • Hece-ses uzatma (v-v-v-ver),
  •  Kısa kelime tekrarı (al-al-al),
  •  Ses uzatma (Ssssssabah),
  •  Durma –Bloklamalar (okk-ula ge-geldim),        şeklinde olabilir.

Kekemeliğin Gelişimsel Evreleri

           Gelişim/Davranış Düzeyi                                                 Tipik Yaş

Normal Akıcılık Bozukluğu ……………………………………………….. 1,5-6 yaş

 (Normal disfluency konuşmanın gelişim

 süreci içersinde görülebilir ve doğaldır.)

Kekemelik Başlangıcı………………………………………………………  2-8 yaş

Orta Düzey Kekemelik…………………………………………………….. 6-13 yaş

İleri Düzey Kekemelik……………………………………………………..  14 yaş ve +

 

Kekemelikte 2 temel evre vardır. Bunlar:

1-Primer Evre Kekemelik

 2-Sekonder Evre Kekemelik

1-Primer Evre Kekemelik :

  • Bu dönem 2-2,5 yaşlarından 6-7 yaşlarına kadar uzanabilmektedir.
  • Kekemelik sürekli olmayıp epizotlar halindedir.
  • Bu dönemde çocuk kekemeliğinin farkında değildir ve genellikle konuşmaktan kaçınmaz
  • Akıcılıktaki bozulmalara psikolojik tepkiler vermez.

Aileye verilen eğitimle bu sorun aşılabilmektedir

2-Sekonder Evre Kekemelik

7’li yaşlardan sonra ortaya çıkar.Çocuğun konuşmasındaki bozukluğun farkına varıp psikolojik tepkiler vermeye başladığı dönemdir.Bu dönem kekemeliği tedavi gerektiren bir evredir.

2-6 yaş arası çocukların ortalama %5’inde kekemelik vardır. Fakat bunların %80’i kendiliğinden ya da aile eğitimi ile düzeldiği bilinmektedir.

Sekonder evre kekemeliğin görülme sıklığı %1’dir.

Erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık görülür.

Konuşma engeli olan birey

—Reddedilme

—Alay edilme

—Acımaya karşı

devamlı olarak savaşmak zorunda   kalacaktır.

KONUŞMA ENGELİNİN NEDENLERİ

—a- Zeka: Araştırmalar, zeka geriliğinin konuşma engelinin tek sebebi olarak gösterilemeyeceğini ortaya çıkarmıştır.

—b-Duygusal durum: Korkunç kazalar, duygusal şok geçirenlerde konuşmanın kaybedildiği görülür.

—c-Sağlık: Ağır Başta gırtlak iltihabı (larenjit) olmak üzere boğazda yerleşmiş çeşitli mikrobik hastalıklar ve ses telleri üzerinde oluşan yumrucuklar da sesin kısık ve boğuk çıkmasına yol açarak konuşmayı güçleştirir.  

—d-İşitme: Doğuştan işitme engellilerin, özel eğitime tabi tutulmazlarsa konuşmayı öğrenemedikleri bilinen bir gerçektir.

—e-Konuşma organları: Diş, dil, damak, boğaz ve ses bantları engelli olduğunda çocuk muhtemelen konuşma güçlüğü çekecektir.

—f-Güdüleme, uyarım, teşvik: Çevresinden gelen teşvik sonucu çocuk konuşmaya yönelecektir. Konuşması için uyaranların zengin olması gerekir.

GECİKMİŞ KONUŞMA

—Çocuğun konuşması kendi yaşından beklenenden çok geri veya konuşma gelişimi yaşıtlarından çok daha yavaş ise o çocuğun konuşması “gecikmiş konuşma” olarak adlandırılır.

—Çoğunlukla 2-3 yaşlarında konuşamayan çocukların anne babaları konuşmanın geciktiğinin farkına varırlar.

—3 yaşından önce konuşmalarında gelişme görülmeyen çocuklarla ilgili olarak yapılan vaka incelemeleri bu çocukların bir yaşından önce tuvalet kontrolü ve kendi kendilerine yemek yemeleri için aşırı zorlanmış olduklarını ortaya çıkarmıştır.

—Çocuğun konuşmayı öğrendiği devrede evde iyi, açık ve anlaşılır konuşma örneğine sahip olması önemlidir. Evde birden fazla dilin konuşulması da çocukta dilin algılanmasını güçleştirir.

Ailelere Öneriler

  • Konuşma öğrenilen bir beceridir ve konuşma konuştukça gelişen ve pekiştirilen bir beceridir.
  • Aile konuşmasıyla iyi bir model olmalıdır.
  • Çocuk konuşmaya istekli hale getirilmelidir
  • Düzgün konuştuğunda bunun aile tarafından fark edilip takdir edildiğini ve her zaman edileceğini bilmelidir.
  • Çocuk konuşurken ilgiyle ve sabırla dinlenmelidir

 

Yavuz GÜNDÜZ

Psikolojik Danışman

 

 

Yorum Bırakın